Karar metni
Yargıtay 9. HD · E. 2023/11874 · K. 2024/3592
DAVA
§1Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 14.03.2017 tarihinden itibaren müşteri ilişkileri uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 05.09.2022 tarihinde "performans düşüklüğü" gerekçesiyle feshedildiğini, müvekkilinin fesihten önce yazılı savunmasının alınmadığını, hedeflerin işverence tek taraflı olarak ve dönem içinde değiştirildiğini, aynı birimde benzer sonuçları olan diğer çalışanlar hakkında işlem yapılmadığını, feshin geçerli nedene dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine, boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
§2Davalı vekili, davacının 2021 yılı ikinci yarısından itibaren üç değerlendirme döneminde de hedeflerin altında kaldığını, kendisine iki kez sözlü ve bir kez yazılı uyarı yapıldığını, performans geliştirme planı uygulandığını, buna rağmen iyileşme sağlanamadığını, feshin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi anlamında işçinin yeterliliğinden kaynaklanan geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
§3İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davalı işverence sunulan performans değerlendirme formlarının yalnızca amir görüşüne dayandığı, hedeflerin işçiye önceden yazılı olarak bildirildiğine dair belge bulunmadığı, "yazılı uyarı" olarak sunulan e-postanın davacıya tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, performans geliştirme planının süresi ve içeriğinin belirsiz olduğu, fesihten önce davacının savunmasının alınmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, boşta geçen süre ücretinin dört aylık, işe başlatmama tazminatının dört aylık ücret tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
§4İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
§5Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
GEREKÇE
§6Dava, feshin geçersizliği ve işe iade istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin performans düşüklüğü nedeniyle feshinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi anlamında geçerli nedene dayanıp dayanmadığı ve bu hususta ispat yükünün yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
§74857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. Aynı Kanun'un 19. maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması ve fesih sebebinin açık ve kesin şekilde belirtilmesi; işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılan fesihte ise hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması zorunludur. Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrası gereğince feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir.
§8Dairemizin yerleşik içtihadına göre, performans düşüklüğünün geçerli fesih nedeni oluşturabilmesi için; işçiden beklenen performans ölçütlerinin objektif, ölçülebilir ve işin niteliğine uygun olması, bu ölçütlerin işçiye önceden bildirilmiş bulunması, aynı işi yapan diğer işçiler bakımından da eşit şekilde uygulanması, düşük performansın belirli bir süre boyunca devam etmesi ve işçinin bu konuda uyarılarak kendisine iyileştirme fırsatı tanınmış olması gerekir. Tek bir değerlendirme döneminde hedeflerin altında kalınması ya da yalnızca amirin kanaatine dayanan değerlendirmeler, geçerli neden için yeterli görülemez.
§9Somut uyuşmazlıkta, davalı işverence sunulan performans değerlendirme formlarında puanlamanın yalnızca birim yöneticisinin görüşüne dayandığı, satış hedeflerinin dönem başında davacıya yazılı olarak bildirildiğine ilişkin belge sunulmadığı, hedeflerin 2022 yılı ikinci çeyreğinde dönem içinde artırıldığı, aynı birimde benzer sonuçları bulunan diğer çalışanlar hakkında işlem yapılmadığı, "yazılı uyarı" olarak sunulan e-postanın davacının kurumsal hesabına gönderildiği ancak okunduğuna ya da tebliğ edildiğine dair kayıt bulunmadığı, "performans geliştirme planı" başlıklı belgede ise somut hedef, süre ve destek tedbirlerinin yer almadığı anlaşılmaktadır.
§10Ayrıca, 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen savunma alma zorunluluğunun yerine getirilmediği hususu davalı tarafça da tartışılmamıştır. Verimle ilgili nedenlere dayanan fesihte savunma alınmaması, feshi tek başına geçersiz kılan usulî bir eksikliktir; bu husus, fesih nedeninin esasına ilişkin ispat yükünün yerine getirilip getirilmediğinden bağımsız olarak değerlendirilir.
§11Bu itibarla, davalı işverenin performans düşüklüğünü objektif ölçütlerle ispatlayamadığı ve fesih öncesinde savunma almadığı gözetilerek feshin geçersizliğine karar verilmesinde ve boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının Kanun'un 21. maddesindeki sınırlar içinde belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
§12Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
